TR / EN
Tasarim, sosyal, kültürel ve politik süreçlere nasil adapte olur?

Bu sene Milano Tasarim Haftasi’nda etkinliklerin, dergilerin yerini aldigina dair deneysel bir proje gerçeklestirildi. FOMO yani Fear Of Missing Out. (Bir seyi kaçirma korkusu)

Joseph Grima uzun süredir mimarlik ve tasarimi, toplumun farkli kesimlerinin katilimiyla farkli baglamlarda inceleyen bir mimar ve arastirmaci. Milano’da “Algorithmiç Jounalism” adi altinda 3 günlük bir panel serisi düzenledi ve ekibiyle birlikte bu panelleri, ayni gün yayina dönüstüren bir etkinlik metodu gelistirdi. Panel sürecinde katilimcilarin sosyal medya paylasimlari, önceden yazilan bir algoritma ile dergi tasarimina islendi. “Eger etkinlik kültürü bir suçsa, yayin da cezadir,” fikrini savunan proje, online yayinciligin gün geçtikçe tesvik edildigi bir ortamda, analog kültürü yasatmak anlaminda oldukça yenilikçi bir yaklasim.

Birlikte yaratma süreci üzerine odaklanmis olan çalisma sekli ile, tasarimin yeni tanimlarini kesfetmeye çalisan, kollektiviteye inanan Joseph Grima ile yayinciligin gelecegi ve tasarimin deneyselligi hakkinda bir söylesi gerçeklestirdik.

Dilek Öztürk: FOMO’da sosyal medyayi da kullanarak online yayinciligi tesvik ediyorsunuz. Bir yandan burada panelleri basili yayina dönüstüren analog bir ekipman istasyonu var. Basili yayina hala inaniyorsunuz yani. Bu fikrin arka planinda ne var?

Joseph Grima:
FOMO, aslinda Bruce Sterling tarafindan etkinliklerin artik dergiler yerine geçtigi ile ilgili yazilan bir tweetten ilhamini aliyor. Insanlar, bienallere, konferanslara katilmaya egilimliler. Dünyanin herhangi bir yerinde ne oldugu ile ilgili dergileri ve diger basili mecralari takip etmektense, fiziksel olarak oraya kendimizi götürmeye meylimiz her geçen gün artiyor. Etkinliklere gidip kendimiz takip etmek istiyoruz, orada bulunmak istiyoruz. Bu ilginç bir durum. Yillardir dergilerde çalistim. Bankacilik islemlerinden bir restoranin yerini sehir içerisinde bulmaya kadar, algoritmalarin ve bilgisayarlarin günlük yasamimiza çok daha fazla nüfuz ettigini, otomatik sistemlerin çok daha fazla seyi sürükledigini gözlemledim. Her sey bize bir algoritma ile uygun hale getirilmekte. Stüdyom, Space Caviar ile birlikte bunun üzerinde düsünmeye basladik. Bu duruma karsi bir tepki olarak; dijital hizla üretilen ama analog olan bir seyi nasil yapabiliriz sorusu üzerine gittik. Sonunda FOMO adinda bir dergi çikarmak ve OntheFly etkinligini yaratma fikrine vardik. Böylelikle tüm etkinliklere katilmak gibi giderek artan bir baski niteliginde olan bir problemi çözebilecegimizi düsündük. Çünkü diger türlü, etkinligi kaçirma endisesi tasiyorsunuz. Bir seye kavusamadiginizi hissediyorsunuz. Sunu söylemek istedik ki, aslinda bir dergi ile bu problemi çözerek her seyi kayit altina alabiliriz. Sonrasinda içerigi kolaylikla indirebilirsiniz. Bu projeye ilham kaynagi olan sey budur.

DO: Bu deneyimsel bir durum. Ayni sekilde Space Caviar’in Milano Tasarim Haftasi için hazirladigi proje de öyleydi. Gelecegin tamamen kesfetmeye odakli olacagini mi düsünüyorsunuz? Derler ya, varilacak yerin degil, yolculugun kendisi önemlidir.

JG:
Kesinlikle öyle. Bizler, daha çok açik sistemlerin ne olduguna, bir ürün tasarlayip teshir etmektense, sistemlerin çalismasina odaklaniyoruz. Aslinda tasarim, birçok gücün birlestigi bir yaklasima, birlikteligin ürününü nasil ortaya koyduguna odaklanmali. Örnegin bu dergi için birçok kisiye ihtiyaç var. Öte yandan, Space Caviar olarak Milano Tasarim Haftasi için hazirladigimiz Neoasterism projesi ise, katilimciligin ve deneyimin bir ürünü. Bu da, tasarimin tek merkezli olmadigini, daha karmasik ve çoklu bir yapiya sahip oldugunu gösteriyor. Bizler farkli alanlardan birçok kisinin birlikte çalismasini ve üretmesini saglamak, böylelikle tek bir kisinin ortaya koyacagi yaraticilik seviyesinden çok daha fazla detayi ve derinligi göstermek için araçlar bulmaya çalisiyoruz.

Bugün, birlikte çalisma/yaratma süreci üzerine odaklanmis olan çalisma seklimiz ile, tasarimin yeni bir tanimini kesfetmeye çalismaktayiz.

DO: Yaratici disiplinler etrafindaki her sey, gelecekle ilgili varsayimlar etrafinda sekilleniyor. Bu sadece yaratici sektörlere degil, diger kullanici gruplarina da yayiliyor.

JG:
Sizin söyleminizle, biz aslinda tasarimi sosyal durumlara alakali hale getirmenin yollarini ariyoruz. Örnegin, biz burada bir dizi paneli kayit altina aliyoruz, sonra Venedik’e gidecegiz ve mimarlik bienalindeki bir dizi sohbeti kayit altina alacagiz. Ancak bu düsüncemizin ötesinde, FOMO hareket ettirilebilir bir ünite ve isteriz ki sehir içerisinde belirli noktalarda gerçeklesen protestolari kaydetsin, farkli yerlerde ve zamanlarda kentte olusturulan malzemeleri toplasin.

DO: Bir gerilla etkinligi gibi: Kamusal bir alani isgal edip, burada bir etkinlik düzenleyip kayit altina almak…

JG:
Evet kesinlikle, sanirim tasarimin, sosyal, kültürel ve politik baglamlara nasil adapte oldugunu kesfediyoruz.
E-BÜLTEN
ARKADAŞINA ÖNER